Haberler

27.01.2021

Aile İçi Sağlıklı İletişim Adımları Nasıl Olmalı?

Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümümüz, evde kalmak zorunda olduğumuz bu süreçte, çekirdek aile bireylerinin sağlıklı iletişim kurabilmelerine yönelik olarak dikkat edilmesi gerekenlere yönelik önerilerde bulundu.

Aile İçi Sağlıklı İletişim Adımları Nasıl Olmalı?

Covid 19 sebebiyle sosyal paylaşımlarımızın kısıtlı olduğu pandemi döneminde iletişimin, özellikle “aile içi iletişimin" önemi daha çok anlaşıldı.

Beylerbeyi Anaokulu, İlkokulu, Ortaokulu Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümümüz, evlerde kalmak zorunda olduğumuz bu süreçte, çekirdek aile bireylerinin sağlıklı iletişim kurabilmelerine yönelik olarak dikkat edilmesi gerekenlere yönelik önerilerde bulundu.

Pasif Dinleme; burada dinleyen kişi jest ve mimikleriyle karşı tarafı dinlediğini gösterir. Söylemlerine müdahale edilmeden dinlendiğini hisseden bireyler kendilerini ifade ederken endişe duygusundan uzak olacaklarından sağlıklı bir iletişimin ilk adımları atılmış olacaktır.

Kapı Aralayıcı Mesajlar; örneğin, “hmm, ilginç devam etmek ister misin?” gibi söylemler dinleyenin etkin bir biçimde sohbetin içinde yer aldığı mesajını verir. Özellikle erken çocukluk döneminde somut geri bildirimlerin önemli bir etken olduğunu göz ardı etmeden, çocuklarla iletişim sırasında dinlediğimiz mesajını vermek iletişimi kuvvetlendirecektir.

Katılımlı Dinleme; burada dinleyen, söyleneni yorum yapmadan başka cümlelerle karşı tarafa yansıtır. Böylelikle çocukluktan başlayıp ergenliğe giden uzun yolculukta iletişimin temel ihtiyacı olan “anlaşılmak” ihtiyacı karşılanmış olacaktır.

Duygu İfadelerine Yer Vermek; burada dinleyen, anlatanın duygularını somut ifadelerle geri yansıtır. Örneğin, “hmm, bu durumda arkadaşlarını şimdiden çok özlüyorsun.” gibi bir yansıtma cümlesi yaşanan durumun yarattığı duyguyu hafifletir, ebeveynin burada gösterdiği yakınlık incinmiş duygulara ilkyardım hizmeti olarak görülür.

Çocuk, kendini sabırla dinleyen ve anlayan bir yetişkin karşısında güvenle kendini ifade etmekten çekinmeyecek, bir sorun yaşasa dahi kendini iyi hissettiğinde en iyi çözümlerin kapısını aralayacağından emin olacaktır.

İletişim Kazaların Önleyin
İçinde bulunduğumuz sürecin pek çok açıdan farklı getirileri olduğunu farkına varmamız olası iletişim problemlerini çözümleyebilmek için son derece önemlidir. Unutulmamalıdır ki doğru ve etkili bir iletişim, uyanık ve bilinçli bir haldeyken gerçekleşir. Kızgınlık, öfke gibi duygular, düşünme etkinliğini zayıflattığı için öfkeli anlarda iletişim kurmak sağlıklı olmayacaktır.

Öz Saygısını Zedelemeyin!
Evde ve ailece bir arada olduğumuz bu dönemlerde sürekli yakın ilişkiler iletişim dilinde özensizliklere neden olabilir, bu yüzden ifadelerde öz saygıyı zedelemeyecek kalıplar kullanmaya dikkat edilmelidir. Örneğin, “Şu odanı toplamanı kaç kere söyleyeceğim?” yerine “Odanı toplar mısın?” uzun vadede daha etkin ve olumlu bir iletişim kalıbıdır.

Ortak Bir Kararla “Ben” Zamanlarınızı Belirleyin
Bu dönemde tüm gün birlikte vakit geçirmek de tavsiye edilen bir durum değildir. Aile bireylerinin kendine ayıracak zamanlar yaratması, özel işlerini yapabilmeleri, dinlenmeleri, kendilerini iyi hissettiren veya dinlendiren aktivitelerle meşgul olmaları, sonrasında beraber geçirilen zamanın değerini de artırır. Ergenler, gelişim özelliklerinin de getirdiği ihtiyaçla bireysel zamanlarını kolaylıkla belirlerler, ancak çocuklarda ebeveyn yönlendirmesine ihtiyaç duyulabilir. Ortak bir kararla “ben” zamanlarınızı belirleyebilirsiniz ve bu zamanı gizemli bir oyuna dönüştürebilirsiniz. Örneğin, “Bugün ‘ben’ zamanımda biraz puzzle yapmak istiyorum, sen kendin için bir şey düşündün mü?” gibi. Sonrasında ise ailece geçirilen vakitte “ben” zamanlarında yapılanlar sağlıklı iletişim adımlarını gözeterek keyifle paylaşılabilir. Burada çocuk ailenin her ferdinin ortak ihtiyacı olduğunu ve kendine de herkes kadar alan tanınmış olduğunu görmüş olur.

Eleştirirken Yıkıcı Olmayın
Yıkıcı eleştirilerden kaçının. Çocuklarınıza haksızlık yaptığınızı fark ettiğinizde, onlarla bu konuyu konuşmaktan çekinmeyin. Özür dilemek, yetişkinlerin de kullanabilecekleri sihirli bir sözcüktür.

Empati Yapın
Kendinizi onun yerine koymaya ve onun yaşında yaşadıklarınızı hatırlamaya, kısacası onu anlamaya çalışın! Onun anlattıklarını dinlemeye ve konu hakkındaki duygularını anlamaya çalışın. Onların duygularını dile getirmelerine yardımcı olun!

Başkalarıyla Kıyaslamayın
Çocuklarınızı başkaları ile kıyaslamayın. Sözel iletişimde kıyas, kimsenin hoşuna gitmeyeceği gibi, çocukların da duygularını zedeleyecektir. Her çocuğun kapasitesi farklıdır ve her başarı kendi içinde gizlidir.

Oyunlarla Hislerini Anlatmasına İzin Verin
Küçük yaş grubunda ise duygularını ve yaşantılarını doğrudan anlatması yerine oyunları veya resim etkinliklerini tercih edebilirsiniz. Yansıtıcı etkinlikler, paylaşımları ve istediği mesajı iletmesini kolaylaştıracaktır.

Onu Önemsediğinizi Hissettirin
Sohbetlerinizde günceli takip edin. Bu durum kuşaklar arası paylaşımı kuvvetlendirir. Çocuğunuzun yaşına göre belki yeni bir kutu oyunundan belki yeni bir teknolojik araçtan bahsedebilir, onun önemsediği şeyleri paylaşmanın sizin için de önemli olduğunu yansıtabilirsiniz.

Unutmayalım ki erken çocukluk döneminden gençliğe giden yolda temel ihtiyaçları;

  • Kendilerini gerçekleştirmek,
  • Başkaları tarafından anlaşılmak,
  • Erişkinlerce kabul görmek,
  • Kendine özgü bireyler olmak,
  • Arkadaşlarınca kabul görmek,
  • Yeterlilik duygusunu deneyimlemek,
  • Aileleri tarafından destek ve ilgi görmektir.

Bu ihtiyaçların sözel olan ve sözel olmayan iletişim araçları ile fark edildiğini ve yarattığı duygusal tepkilere saygı duyulduğunu görmeleri güvene dayalı sağlıklı bir iletişimin en önemli anahtarıdır.

 






Tüm Haberler

Merhaba
Soru ya da önerilerinizi yazabilirsiniz.
kapat